Bitki etken madde olarak bromelain içerir. Bu madde, hücre kemotaksisini rehabilite eder, düzenler. Yani, savunma hücrelerinin davranışlarındaki aşırılıkları ve yetersizlikleri dengeye getirir. |antimikrobik etki|
Bromelainin nötrofillerin bir araya gelmelerini hızlandırdığı laboratuvar deneyleriyle, nötrofil etkinliğini %50-85 civarında artırdığı ise denek çalışmalarıyla kanıtlanmıştır. (1) Bu bilgilerle birlikte bitkinin kullanımı dikkate alınırsa, itihabi olaylar öncesinde ve esnasında kullanımı, hem süreci kısaltacak, hem de emflamasyonun şiddetini azaltacaktır.
Ananasın NSAIDS [Non Steroid Anti Emflamatuvar] ilaçlara bir alternatif olarak eklem incinmelerinde kullanılabilmesinin, artritlerdeki etkinliğinin arkasında yine bromelain maddesi vardır. Bromelain proteolitik bir enzimdir. Protein sindirimini hızlandırır. Ölü dokuların temizlenmesine ve hücrelerin yenilenmesine bu nedenle katkıda bulunur.(2)|antiemflamatuvar etki|
Ayrıca, kronik venöz yetmezliklerde, gut, hemeoroid ve menstrual ağrılarda, otoimmun hastalıklarda ve ülseratif kolitte kısmi etkinliğini de bromalainin proteolitik |protein eritci| bir enzim olmasıyla açıklamak mümkündür. (3)
Bitki proteolitik enzim içermesi açısından kanserden korunma amaçlı olarak da kullanılabilmektedir. Ayrıca B vitaminleri ve demir, çinko, magnezyum gibi mineraller açısından da zengindir.
Ayrıca:
Oxford English Dictionary entries for pineapple and pine cones, 1971.
http://www.healthmad.com/Nutrition/Nutritional-Benefits-of-Pineapple.66001
Adaikan, P. Ganesan; Adebiyi, Adebowale (December 2004). "Mechanisms of the Oxytocic Activity of Papaya Proteinases". Pharmaceutical Biology (Taylor & Francis) 42 (8): 646–655
Bir ananas 7 dilime bölünür, her gece yatmadan önce veya sabahları aç karına yenir.
Ananas bitkisi
Bitkinin ana maddesi 'anethol'dür. Rezeneye oranla etkin maddeyi daha yoğun içerir. Anethol, su ile seyreltildiğinde opak renk alan, 234 C’de kaynayan ve 20 C’de donan, kristalize, motor aktiviteyi azaltan, hipnotik, analjezik, antikonvülzan ve antipiretik bir bileşiktir.* Anetholün bir ara kanserojen olduğu iddia edilmişse de tartışma şimdilik anethol lehine sonuçlanmıştır. |sakinleştirici, antikonvülzan etkiler|
Anethol bir bitkisel östrojendir. Bu nedenle süt üretimini etkiler ve rahim üzerinde ikicil etkisini meydana getirir. |dismenore ve laktasyon -süt üretimi- üzerindeki etkiler|
*Yani bitki kullanıldığında, sakinleştirici, uyku verici, ağrı kesici, ateş düşürücü, kas gevşetici, adet düzenleyici, süt arttırıcı, iştah açıcı, bulantı önleyici etkiler meydana gelir.
Anethol yüksek dozlarda hafifçe toksiktir.
Rezene gibi anasonun da daha çok tohumları kullanılır. Çay gibi demlenerek, ya da öğütülüp baharat olarak veya bala karıştırmak suretiyle alınabilir.
Anason tohumu
Taze hindiba kökünün ana bileşenleri, [kuru ağırlığın] 68%’i inulin, 14%’ü sakaroz, 5%’i selüloz, 6%’sı proteindir.
İçerdiği kimyasallardan önem kazananları, birer sesquiterpen olan lacton ve lactucin ve lactucopicrindir. Diğer malzemeler, aesculetin, aesculin, cichoriin, umbelliferone, scopoletin ve 6.7 dihydrocoumarin ve daha birçok sesquiterpen derivasyonu olan glycosidleridir.
Hindibanın kafeine benzer etkiler göstermesi, insan retina dokusuna zarar verebileceği ile ilgili endişeler uyandırmış olsa da bu durum kanıtlanamamıştır. 1
Kök hindibası, ayrıca uçucu yağ karakterli, solucanotu bitkisinde de bulunan tanacetum içerir ve bağırsaklara ait solucanları temizlemekte aynı şekilde etkilidir. Bitkinin bütün parçaları bu uçucu maddeyi içerir ve özellikle bitkinin kökünde yoğunlaşır. 2,3,4,5
Bitkinin temel etken maddelerinden biri olan lactucin acı bir maddedir. Kıvırcık marulun bazı çeşitlerinde bulunur ve iyi bir analjezik ve yatıştırıcı madde olarak işgörür. 6
Yine bitkinin etkin temel bileşenlerinden olan lactucopicrin (intybin), merkezi sinir sisteminde etkili, yatıştırıcı özelliğe sahip acı bir maddedir. Yabani kıvırcık marulda ve cichorium intybus (beyaz hindiba) gibi bazı bitkilerde yoğundur. Ağrı kesici ve yatıştırıcı etkilerine ek olarak sıtma üzerinde de olumlu sonuçları olduğu görülmüştür. 7,8
Ayrıca lactucopicrinin bir asetilkolinesteraz inhibitörü olarak görev yaptığı gösterilmiştir. Alzheimer hastalığına genetik yatkınlığı olanlar önleyici olarak kullanabilirler. 9
Marul gibi tüketilebilir. Yapraklar ve kökler taze olarak salata halinde yenilirse daha etkilidir. Hindibanın kökleri bir çok ülkenin mutfak kültüründe pişirilerek sunulan bir malzeme olarak yer alır. Bazı yörelerde ise, sıkılarak veya santrifüje edilmek suretiyle suyu çıkarılarak şeker ilave edilir ve içecek olarak kullanılır.
Hindiba bitkisi
Bitkinin en özgün kimyasalları, TNF-a ve sitokinlerdir.* TNF-a yani tümör eritici faktör normalde savunma hücreleri tarafından salgılanır ve kanser hücrelerini etkisizleştirir. Sitokinler ise yine savunma hücrelerinin salgıladığı hareket habercisi alarm molekülleridir.1 [anti kanser etkinlik]
Selim prostat hipertrofisinde etkinliği kanıtlanmıştır. Çünkü TNF, serbest testesteronun etkin hali olan DHEA'na dönüşümünü bloke eder. [prostat büyümesini durdurucu etki]
Bitkinin dikencikleri histamin, serotonin ve formik asid içerir. Özellikle histaminden dolayı yapraklar dokundukları ciltte tahriş ve ödeme sebeb olurlar. Bitkinin üsaresi (ezilince çıkan sıvı) haricen soğuk etkisine bağlı kas ağrılarını giderici etkinlik gösterir. Çünkü meydana getirdiği tahriş ile dokunun ısınmasına, dolayasıyla kanlanmasına neden olur. [anti myaljik etki]
Bitki ayrıca yoğun demir içerir ve bu nedenle kansızlıkta kullanılır. [anti anemik etki]
Bitki süt artırıcı özelliğe sahiptir. Ancak bu etkinliğini açıklayıcı bir etken madde henüz tespit edilmemiştir.
*Romatoid artrit (RA), sedef (psoriyazis), lupus (SLE), multipl skleroz (MS) gibi otoimmun rahatsızlğı bulunanların bu bitkiyi kullanmaması tavsiye edilir.
Bitkinin yaprakları ıhlamur gibi, sıcak suda bekletmek suretiyle kullanılır. Günlük 3-4 çay fincanı beklenen etkiler için yeterlidir.
Tohumları, içerdiği yüksek demir oranından dolayı özellikle kansızlıkta, öğütülmek suretiyle kullanılır. Bala karıştırılabilir. Günlük kullanım 1-2 tatlı kaşığı miktarıdır.
Isırgan otu tohumu
Bitki etken madde olarak hypericin ve hyperforin içerir. Hypericin kırmızı renkli anthraquinone isimli bileşiğin bir derivasyonudur.(1)
Hyperforin de kantaronun başlıca bileşiklerinden biridir ve nöral bileşkelerde sodyum -kalsiyum kanallarını bloke ederek seratonin, dopamin, noradrenalin ve glutamat düzeylerini arttırır.(2) |antidepresan etki|
Diğer taraftan hyperforinin Sitokrom P450, CYP3A4 ve CYP2C9'yi aktive ettiğini, Pregnane X Receptor'ü ise bloke ettiğini düşündüren bulgular mevcuttur.(3) |anti kanser etki|
Her iki bileşiğin de, özellikle hyperforinin antibiyotik etkinliği gösterilmiştir. Metisiline dirençli bakteriler, gram pozitif bakteriler üzerinde etkinlikleri vardır.(4) |antibiyotik etki|
Hypericin dopamine β-hydroxylase enzimini inhibe ettiği, dolayısıyla nöral bileşkelerde seratonin seviyelerini yükselttiği, epinefrin ve norepinefrin seviyelerini düşürdüğü düşünülmektedir.(1)
Kantaronun geniş kullanımında güneş allerjisi yönünden dikkatli olmak gerekir.
Bitki kaynatılmadan, sıcak suya konulmak suretiyle kullanılmalıdır. İçerdiği etken maddeler uçucu yağ bileşikleri halindedir, kaynatıldığında buharlaşarak etkinliğini yitirir.
Kuru kantaron çiçeği